“Fefirruilallah!” Seni koşmaların en güzeline davet edene İcabet et!

Bizlere kendine ulaşma yolları gösteren, merhameti, sonsuz ilmi ve kudretiyle bizleri kuşatan Rabbimize hamd, sözlerin en güzeline, “la ilahe illallaha” davet eden Resulüne salat ve selam olsun.

İnsan imtihan gereği sürekli bir meşguliyet sarmalı içindedir. Çevremizdeki her şey bizi koşturmaya, hareket etmeye çağırır. Hayatın kendisi bir devinim içindeyken insanın durması, hareket etmemesi, ölmesi gibi bir şeydir.

Koşanlar, hedefine kilitlenip kazananlardır. Duranlar ise kaybetmeye mahkûmdur. Yani durmak yok, koşmak şart…

Kişinin hedefinde ne varsa, hayallerini ne süslüyorsa, canı ne istiyor ve insan neleri arzu ediyorsa içindeki aşk ve bağlılıkla ona doğru koşuyor. Bir tılsım gibi her taraftan bir çekme kuvveti var ve insanı kendine doğru çekiyor. Her şey ayrı ayrı emek, gayret ve hareket istiyor. Mesela bir kişinin hedefinde doktor olmak varsa o meslek onun aşkı gibi oluyor. Âşık olduğu meslek için durmadan gece gündüz çalışıyor, koşturuyor. Hedefi de gayreti ile ölçülüyor. Ne kadar gayret o kadar kazanç.

Ulaşmak için sürekli koşmak gerekiyor çünkü koşunca kazanılıyor, gayret edince elde ediliyor.Sürekli koşuyoruz. Tamam, koşuyoruz da ne için, neye, nereye, kime?..

Allah rızası için mi, geçici heveslerimiz için mi?

Hayra mı, şerre mi?

Cennete mi, cehenneme mi?

Rahman’ a mı, şeytana mı ?

Sorguluyor muyuz kendimizi?

İlahi çağrıya kulak verelim, bakalım ne diyor bizlere:

(Resûlüm! Onlara de ki:) “O halde (Allah’a ortak koşmaktan) Allah’a kaçın (O’na sığının, O’na itaate koşun). Çünkü ben O’nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım. (Zariyat 50)

Yüce Rabbimiz bizi koşmaların en güzeline davet ediyor.Koşun! Rahmete, mağfirete, hakka, hakikate, itaate koşun. Koşun ki huzura eresiniz. Bu çağrıya kulak verin ki yanlış yollara, yönlere sapmayasınız. Çünkü bizi en iyi tanıyan O. Bizim için neyin hayır, neyin  şer oldugunu bilen Rabbimizdir.

Efendimiz bizlere sesleniyor! Gelin” la ilahe illallah”deyin! Rahata kavuşasınız. Çünkü huzur, kurtuluş burada. Sizi Allah’a ulaşmaktan alıkoyan ne varsa “la ” deyin, diyor. Sizi bekleyen büyük tufandan şimdi kaçın, o gün geldiğinde kaçacak, koşacak bir sığınak bulamayacaksınız. Dünya tüm şaşaası ile sizi kendine çekmek isterken siz gerçek mutluluğa koşun, diyor.

Allahu Teala buyuruyor:

“Bana bir karış yaklaşana ben bir arşın yaklaşırım, bir arşın yaklaşana bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gelene ben koşarak giderim.” (Buhari, Müslim)

Allah azze ve celle, insanların kendi yoluna gelmesini istemektedir. Allah’a doğru yükselen büyüklerden olmak mümkündür. “Mukarrebun”dan olmak isteyenlere Allah azze ve celle yol gösteriyor. Öncülük yapın, mukarrebundan olursunuz. Bulunduğunuz yerde öncülük yapın mukarrebundan olursunuz, buyuruyor. Yüksek bir makam vaad ediliyor.

Allah’a doğru kaçın! Nefsinizden kurtulursunuz, ideolojilerden kurtulursunuz. Allah’a doğru kaçın, şeytandan kurtulursunuz. Sizi hak yoldan alıkoyan ne varsa firar edin, kurtulursunuz. Allah vaad ediyor ve Rabbimiz sözünden dönmez. Yeter ki biz ona yönelelim, O’nu hakkıyla tanıyalım. O’nun istediği kulluğa ulaşalım.

Bizler kıymet bilen,

kutsal çağrıya kulak veren,

Hak ve hakikat için koşturan,

cennete talip olan,

Öncü olup iz bırakanlardan olalım inşallah.

Var mısın kardeşim, 21.asrın öncüsü olmaya?