Gerçek Başarı Nedir? Üniversiteye Başlayanlara Tavsiyeler

Gerçek başarı nedir? Üniversiteye başlamak, üniversitede istediğimiz bölümü kazanmak bizleri gerçek başarıya ulaştıracak mı? Başarılı olduğumuzu nasıl anlayabiliriz? Gerçek başarıya dair tüm sorularınızın cevabı bu yazımızda..

Hepimiz önümüzdeki 5-10 yıl ya da daha uzun yıllar için planlar yaparız. “Üniversiteyi kazanmalıyım, akademik kariyer yapmalıyım, şu şirketi kurmalıyım, bu işi başarmak istiyorum, şu kadar para kazanmak istiyorum, şu evi almalıyım, şu zaman da evlenmek istiyorum” gibi.

Başarılı olmak, faydalı olmak adına bazı hedefler belirler ve bu hedeflere ulaşmak için çabalarız. Bu planlarımızın hepsini zihnimizin bir köşesine koyup diğer köşesine ise “Tüm bunlar, eğer ahiretimi inşa etmiyorsa, hiçbir anlam ifade etmeyecek” düşüncesini koymalıyız. Nedenine gelecek olursak:

Hedeflerimiz bizi Allah’a götürmüyorsa, O’na yaklaştırmıyorsa, bizi daha iyi bir kul yapmıyorsa eğer, bu hedefler değersizdir, manasızdır ve bizleri gerçek başarıya ulaştıramayacaktır.

Birr mektebi

Üniversite Okumak Başarılı Olmak mıdır?

Üniversiteden mezun olan birine üniversitenin rektörü diplomaları takdim etse ve biride size şu soruyu sorsa: “Bunun bir başarı olduğunu düşünüyor musun?” Cevabınız ne olacaktır? “Evet bu bir başarıdır”. İnsanlar bir işe girdiğinde onları tebrik ederiz; bir ev aldığında, bir şirket kurduğunda, yeni bir araba aldığında veya evlendiğinde… İnsanlar hayata dair bir şeyler elde ettiğinde onları kutlarız çünkü bu kriterlerin başarı olduğunu düşünürüz.

Diyelim ki bir grupla birlikte bir şehri geziyorsunuz ve çok güzel bir malikânenin yanından geçiyorsunuz. Öyle harika bir ev ki bir tepenin başında ve dışarıda, evin garaj yolunda muhteşem bir araç park halinde. Evin arkasında harika bir avlu ve yüzme havuzu var. Sanki cennetin yeryüzündeki bir parçası gibi. Ve adamı evine girerken görüyorsunuz. “Bu adam başarılı biri mi, başarılı olduğunu düşünüyor musunuz?” diye gruba sorsak, sizce büyük çoğunluğun cevabı ne olacaktır? “Evet, oldukça başarılı, bir baksana şuna, başardığı şeylere bir bak.” diyeceklerdir. Yine aynı grupla gezmeye devam ederken “evsiz” bir adam görüyoruz. Sokakta karton bir kutuda yaşayan ve birkaç yıllık kıyafetler giydiği anlaşılan. Kötü koktuğu için onun yanına yaklaşmak istemezsiniz. Peki sizce bu adam başarılı biri mi? Bizce başarılı değil, derler. Şimdi yine aynı soruları Müslümanlar yerine Hristiyan, Yahudi, ateist, agnostik, Budistlerden oluşan bir gruba soralım. Onlara aynı soruyu sorduğumuzda; sizce cevapları aynı olacak mıdır? Evet, cevapları aynı olacaktır. İki grubunda gerçek başarı hakkında cevaplarının aynı olması bir sorundur.

Sorun, başarının ve başarısızlığın ne olduğunu düşünme şeklimizdedir.

BİRR MEKTEBİ

Başarının zenginlikle hiçbir ilgisi yoktur. Başarısızlığın da fakirlikle hiçbir ilgisi yoktur.

Müslümanlar için başarının tanımının farklı olması gerekir. Başarıyı sadece dünyalık kazanç olarak gören insanlar aynı bakış açısına sahip olabilir, sorun yok. Onlar başarıyı dış görünüşe göre ele alırlar. Ancak biz Müslümanlar gerçekliğe Allah’ın bize verdiği berrak gözlükleri kullanarak baktığımızda diğer insanların göremediği bazı şeyleri görürüz. Bunun için kendimizin ve insanların gerçekte kim olduğunu, gerçek başarının ne olduğunu Kur’ân-ı Kerim ışığında görebilmemizi sağlayan “Allah’ın kelamına” sahibiz.

Bilinçli bir şekilde, berrak gözlüklerle Allah’ın kitabını okumaya başladığımızda fark ederiz ki tarih boyunca inşa edilmiş en büyük, en görkemli evlerden biri Firavunun şatosuydu. Grubumuz Firavunun şatosundan geçiyor, o da evine giriyor olsaydı ve Müslüman gruba “Bu başarı mıdır?” diye sorsaydık “Firavun başarılı değil, bütün insanlık tarihindeki en başarısız insanlardan biri o.” Cevabını alırdık. Mesele de bu değil mi zaten. Karşılaştığımız ikinci insan nasıl biriydi? Evsiz bir adamdı.

Peki, İbrahim (as)’e ne olmuştu? Kur’an-ı Kerim Hz. İbrahim’den bahsederken müşriklerin onun hakkında; “Putlarımızı diline dolayan bir GENÇ duyduk (mutlaka o yapmıştır)” (Enbiya, 60) dediğini bizlere bildirir. İbrahim (as) kavmindeki putları kırmış, bu yüzden de ateşe mi atılmıştı? Ateş onu yakmamış fakat bu seferde evinden mi atılmıştı, evini terk etmesi mi söylenmişti, yani O bir evsiz miydi? Peki, başarılı mıydı? Evet, başarılıydı. Hatta yaşamış en başarılı insanlardan biriydi. Allah’ın dostum dediği “HALİLULLAH”tı.

İşte Kur’an bize evsiz bir adamın başarılı olduğunu ve akla hayale sığmayacak derecede zengin bir adamın da başarısız biri olduğunu öğretiyor. Kur’an bize öğretiyor ki: Başarının zenginlikle hiçbir ilgisi yoktur. Başarısızlığın da fakirlikle hiçbir ilgisi yoktur. Gerçek başarı ve başarısızlık kavramları biz Müslümanların gözünde diğer insanlarınkinden farklı olmalıdır.

Müslüman bir gencin gayesi, sadece üniversite kazanmak, akademik dereceler elde etmek olmamalıdır. Üniversite, Allah rızasını kazanmada ve ahirette başarıya ulaşmada hayırlı bir araç olmalıdır. Bilgisini, yeteneklerini ve mesleğini İslam Davası için hayırlı hizmetler yapabilmek için kullanmalıdır.

Üniversiteye yeni başlayan tüm kardeşlerimize “gerçek başarıya ulaştıracak” hayırlı bir eğitim yılı dileriz. Gayret bizden, başarı Allah’tandır.