Kalp Risalesi “Beden Ülkesinin Düşmanı Şeytan”

Kalbimizin en önemli ve apaçık düşmanı şeytandır. İnsanın kalbine bir takım düşünceler ve duygular telkin olur. Şeytandan gelen telkine vesvese, nefisten gelen telkine hevacis, melekten gelen telkine havâtır denir. Kalbe Allah’tan gelen telkine ise ilham denir.

Havâtır Nedir?

Hâtır, insanın iradesi dışında aklına ya da kalbine doğan düşünceler, iradesinin dışında gerçekleşen bir takım hatırlatmalardır. Bu hatırlatmaların çoğuluna havâtır denir. Hatırlatmalar kalbe geldiğinde insanın iradesinde bir hareketlilik meydana gelir, fiillerin harekete geçmesini sağlar. Kişide rağbeti (arzu ve istekleri tahrik etmeyi) sağlar. Azim duygusu meydana gelir ve kişinin niyeti sağlamlaştığı takdirde tüm azalar harekete geçer. Rağbet sebebiyle hayır veya şer noktasında bir hareketlilik meydana gelir. Kişi eğer hayır noktasında rağbet ederse ona ilham edilmiştir, şer noktasında rağbet ederse vesveseye kapılmış demektir.

Allah Azze ve Celle kalbimize gelen ilham ve vesvese ile bizleri imtihan eder. Melek ve Şeytan orduları insanın kalbinde savaşır ve hangi telkine uyarsa insan, o taraf galip gelir.

Kalbe Gelen Vesveselere Karşı En Etkili Şey “Zikir”dir.

Kalbe gelen şeytani düşüncelere karşı en etkili şey kişinin Allah’ı zikretmesidir.

“Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.”

Râd, 28

Kişi Allah’ı zikrettiği an Allah’ın zikri karşısında şeytanın bir etkisi kalmaz. Kalple yapılan bir zikir şeytanın uzaklaştırılmasını sağlar.

“Allahü Teâlâ’yı anan kimse ile anmayan kimse arasındaki fark, diri ile ölü arasındaki fark gibidir.”

Buhâri

Hayat boyu bize ayna olacak ölçümüz Kur’an ve Sünnet’tir. Kalbe gelen sıkıntıların nedeni nedir, ne değildir? Bunları analiz etmek için elbette ki her meselede olduğu gibi Allah’ın vahyine ihtiyaç vardır.

Kalbin durumu kaleye benzer. Kalenin şeytan tarafından fethedilmesine asla izin vermemeli, her zaman Rabbani ilham ve melekî düşünceler ile fethedilmesi sağlanmalıdır. Mağlup olmamak için Galip olan Allah’a sığınmak, O’nun öğretilerine, işaretlerine sığınmak gerekir. Allah sığınılacak en güçlü kaledir, dayanaktır. Allah’a sığınanlar asla mağlup olmazlar yeter ki biz sığınmasını bilelim.

Şeytan Hakkında Bilgi

Şeytan apaçık bizim düşmanımızdır. İnsanı Allah’tan uzaklaştıran, Rabbine, kendi özüne yabancılaştırıp düşman kesilmesini sağlayacak kadar bizim düşmanımızdır.

Ve Adem’e isimlerin hepsini öğretti.

Bakara, 31

Ve meleklere: ‘Adem’e secde edin’ dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.

Bakara, 34

(Allah) Dedi: ‘Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?’

(İblis) Dedi ki: ‘Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.’

(Allah:) ‘Öyleyse oradan in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.’

O da: ‘(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.)’ dedi.

Allah da: “Sen mühlet verilenlerdensin”, buyurdu.

Dedi ki: ‘Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.’

‘Sonra muhakkak onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Çoğunu şükredici bulmayacaksın.’

(Allah) Dedi: ‘Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.’

A’raf, 12-17

“…Oysa o, Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez. Müminler ancak ve ancak Allah’a güvenip dayansınlar.”

(Mücadele, 10)

Allah da buyurdu ki: “İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu). Şüphesiz, sapmışlardan sana uyacak isyankârlar dışında kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır.” “Kuşkusuz cehennem, o sana uyanların tamamının buluşma yeri olacaktır.”

Hicr, 41-43

Şeytanda kibir gibi önemli bir hastalık vardır. Allah’ın katında önemli olan madde değil manadır (ilimdir).  A’raf suresi, 12. Ayetten anlaşılacağı üzere şeytan meseleye maddi yönden baktı. Tarihteki ilk materyalistin şeytan olduğu ortadadır. Meseleye madde cihetinden bakanlar her zaman alçalmak zorundadırlar. Allah şeytana in oradan aşağı dedi ve şeytan makamından oldu.

İnsan nefsine uyacak olursa kendisine verilmiş olan nimetlerin, makamların kıymetini bilemeyecektir. Kıymetini bilip şükretmediği gibi diğer taraftan da Rabbine karşı asi kesilecek, Rabbine itaat etmeyen bir varlığa dönüşecek ve son olarak nefsinin peşinde sürüklenen, nefsini ilahlaştıran, ona boyun eğen bir varlığa dönüşecektir. 

Şeytan kovulmasının ardından dik başlılık etti ve dedi ki ‘Onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Çoğunu şükredici bulmayacaksın.’ Rabbimiz ise şeytanın bu aldatmacasının salih kullarına hiçbir zarar vermeyeceğini belirtmektedir.

(A’raf suresi, 15. Ayette geçen “beni azdırdığından dolayı” ifadesinde ince bir detay vardır: Demek ki insan nefsine bağlı olarak bir suç işlediğinde etrafındaki insanları suçluyorsa bu şeytani bir ahlaktır.)

  1. Şeytanın önden yaklaşması: İnsanın önünde olan şeylerle yani dünya hayatı, ölüm, kabir, cennet, cehennem yönüyle yaklaşır; ya bunları inkar ettirir ya da bunlar hakkında sapkınlıklara sahip olunmasını sağlar. Örneğin mal, makam sahiplerini cazibeli olarak göstermeye çalışır, dünya nimetini, lüks içinde yaşamayı süslü gösterir, ölümü ise sanki bize hiç uğramayacakmış gibi uzak gösterir. Bunların hepsi birer imtihandır.
  2. Şeytanın arkadan yaklaşması: İnsanın arkasında olan şeylerle yani Kâlû Belâ’da Allah’a verdiğimiz söz, tarihimiz, yaşadığımız dünya hayatı ve amellerimiz yönüyle yaklaşır. Bizi dünyanın esiri yapmak ister, tarihimizi unutturmaya çalışır. Geçmiş kavimlere gönderilen peygamberler ile mücadelenin ne boyutta olduğu görülür. Biz tarihimizi unutmamalıyız. İnsan tarihine bakarak kendisini bekleyen vazifesini ne derece yapabildiğini sorgulayabilir. Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiğinde, “Hayır, biz atalarımızdan gördüğümüze uyarız” dediler. Peki ama ya şeytan onları alevli ateşin azabına çağırıyorsa! (Lokman, 21) Yanlış yola sapan ataların peşinden gitmek ise reddedilmektedir.
  3. Şeytanın sağdan yaklaşması: En tehlikeli olan yöneliş ile kişiyi Allah ile aldatmaya çalışmasıdır. Hayırlı bir ameli yapmaya çalıştığında başka bir ameli göz önüne sunarak o hayırlı olan amelden vazgeçirmeye çalışmasıdır. Şeytan ilim meclislerine gitme diye evinde otur Kur’an oku diyebilir. Nefsindeki problemleri görmemeni sağlamaya çalışabilir.
  4. Şeytanın soldan yaklaşması: Aleni olarak haramlara, günahlara yönelmen için seni aldatmaya çalışır. Örneğin farz ibadetleri yapan birinin bidatlere de inanması, açık açık içki içen birinin durumu da böyledir.

Özetle, insan hakikatleri görmek istiyorsa ilim sahibi olmalıdır. İlim ile zikir, nefsi terbiye hayatında olmadığı müddetçe insanın kalbinde basiret halinin olması mümkün değildir. Ancak takva duygusu yerleştiğinde kişi hak ile batılı birbirinden ayırabilir.

Online olarak gerçekleştirdiğimiz Kalp Risalesi kurumuzun 2. dersinden alıntıdır.

Kaynaklar: Kalp Risalesi, İmam Gazali; Kimyayı Saadet, İmam Gazali

Haftaya konumuzun devamı olarak “Şeytanın Kalbe Giriş Yolları” başlıklı yazımızı sizlerle paylaşacağız. Bizi takipte kalın. 🙂