Kemal Sayar’ın Yavaşla Kitabından Alıntılar

Doç. Dr. Kemal Sayar, Yavaşla kitabında, herkesin zamansızlıktan yakındığı bu teknoloji çağında; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor.

Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde “Yavaşla!” yazan bir tabela gösteriyor âdeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi.

Kendimizi bulmak için hayatın kendi ritmine geri dönmeye ihtiyacımız var. İşte bu yüzden, kendi kendimize “Yavaşla!” diyoruz. Çünkü yavaş güzeldir… Hız eksenli bir hayata eklemlenmek durumunda kalan ve bu kısır döngüden rahatsız olanlar YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!

Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Afrika sözünde söylendiği gibi; “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.”

Yavaşla kitabı, modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için kılavuz niteliğindedir.

Kemal Sayar Yavaşla Kitabından Alıntılar
Kemal Sayar, Yavaşla

Yavaşla Kitabını Neden Okumalıyız?

  • Konu: Hız eksenli bir hayata eklemlenmekten ve kısır döngüden kurtulmak
  • Yazarı: Kemal Sayar
  • Sayfa Sayısı: 224
  • Türü: İnsan ve Toplum, Kişisel Gelişim, Psikoloji
  • 1000Kitap Puanı: 8.7
  • Neden Okumalıyım? : Etrafındaki güzellikleri görebilmek ve yavaşlamak istiyorsan bu kitap sana yardımcı olacaktır.

Kemal Sayar Sözleri

“Yavaşlayın! Bu hayattan sadece bir defa geçeceksiniz!

Kemal Sayar, Yavaşla

İçinde bulunduğumuz çağ, “şimdi”yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor. Bu durumun bizde yarattığı zorlanma duygusu da, bizim ihtiyaçlarımızın çocuklarımızın ihtiyacından önce gelmesine, bu yüzden onları acele ettirmemize neden oluyor. Çocuklarımızı kolayca şekil ve kıvam verilebilir, her türlü eğip bükmeye müsait varlıklar olarak algılıyoruz. Dolayısıyla da, onlardan bizim ihtiyaç, program, ilgi ve bakış açılarımıza uymalarını bekliyoruz. Sonuç ise fazla programlanmış, endişeli ve mutsuz çocuklar.

Kemal Sayar, Yavaşla

“Günümüzün gençleri, klavyelerin ucunda ışık hızıyla seyahat ediyor fakat hiçbir yere ulaşmıyor. Çok hızlı giderseniz içinizde olup bitenleri özümseyecek ve onu kendi duyarlılığınızın bir parçası kılacak kadar vaktiniz olmaz. Güzellik ancak onu durup temaşa edecek zamanınız varsa size bir şey söyler.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Çocuklarımızı ve gençleri oyunların başından alıp onlarla uzun uzun konuşmamız gerekiyor. Telaşla değil, zamanı içlerine çekerek, zamanın genişliğini doyasıya tadarak, usul usul büyümek onların doğal hakkı. İşe, çoktandır çocuk ve gençlerimizin yeteneklerini törpüleme vazifesi edinmiş okullarda konuşma ve sohbeti diriltmekle başlayabiliriz. Bir genç ancak konuşmak ve kendini ifade edebilmekle sağlıklı bir benlik duygusu geliştirir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Evin içinde televizyonun uğultusunun, bilgisayarın vızıltısının dindiği ‘kurtarılmış’ anlar olmalıdır. Evlere ve okula ‘yavaşla’ tabelaları asabiliriz.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“İnsan, ruhunu özgürleştirmeyen, kendisine bir ifade imkânı sunmayan, kendisini gerçekleştiremediği işlerle tatmin bulmuyor. Ruh istiyor ki kendi hikâyelerini anlatabilsin. Hikâyeleri başka insanlara çarpsın, onlarda çoğalsın, kendisine geri dönsün.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızda bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekân. Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek, kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Sevmek için zaman ayırmak gerekir. Bilmek için zamana ihtiyaç duyarız. Güzelliği ancak zaman ayırarak fark ederiz. Zamanla olgunlaşırız. Lütfen yavaş gidiniz.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Hız, modern dünyanın dehşet ve kuraklığına karşı kalkan görevi görüyor. Hatırlamak istemediğimizi, hızlanarak unutuyoruz. Peki hız, hayattan mı yoksa ölümden mi bir kaçış? Hız, bir bakıma insanın kendi ölümlülüğünün farkına varmasını engelliyor.”

Kemal Sayar, Yavaşla

Istırabını bir anlam üzere yaşayanların hayatında trajedilerden zaferler tomurcuklanır. “Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Günümüzün kapitalist toplumu vicdan yoksunluğunu bir değer olarak karşımıza çıkarıyor, antisosyal acımasızlığı bir hayatta kalma stratejisi olarak öneriyor. Acımasızlık, dürtüsellik ve empati yoksunluğu bizi ötekini hissetmekten alıkoyuyor ve ‘güçlü olan ayakta kalır’ düşüncesi insanları kurban olmak ile zalim olmak arasında bir seçime zorluyor.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“İnsan bir başkasını en çok yaralarından tanır. Kendi yaralarından.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Hayatı sadeleştirmek gerekiyor, basit yaşayan insanlar, kanaat edebilenler, ele geçirmeyi reddedenler, kendilerini sınırlandırabilenler bir adım önde yürüyor. Onlar, nadide sarı laleler gibi, ışıltılarıyla dünyayı güzelleştiriyor.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Mutlu olmak artık bir yükümlülük. Mutsuzları, dertlileri ‘olağan şüpheliler’ arasına yazan bir uçarılık karşısındayız.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“İçinde yaşadığımız çağ, insanın tamahkârlığını kamçılıyor. Kişi ancak başkalarından güçlü olmak suretiyle ayakta kalabileceğine inanıyor. Böylece insan, kendi durumunun iyiliğine, başkalarını göz ucuyla süzdükten sonra kanaat ediyor.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Mutluluk kendimize hedefler tayin edebilmemizle ilgilidir. Kolay ulaşılır hedefler bizi çabuk sıkar. Zor hedefler, hayal kırıklığı yaratabilir. İnsanın hedeflerini yaşadığı gerçeklerden hareket ederek tayin etmesi gerekir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

Benliklerimiz sohbet olmaksızın bitmemiş ve tamamlanmamıştır. Sohbet ederek sadece karşımızdakini değil kendimizi de anlarız. Sohbet bize kendimiz olma imkânı verir. “Tek bir ses hiçbir şeyi çözmez, hiçbir sonuca ulaşmaz”, “hayat ve varlık için asgari olan iki sestir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Günümüzde sessizlik hor görülür. Konuşan insanın sağlıklı olduğunu önermesi alttan alta desteklenir. Oysa kedere sessizce de katlanabilir insan. Hayatın keder ve sevinçleriyle bizi usul usul büyütmesine izin vermek gerekir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

“Soyluluk ötekini işitebilmekten yapılma bir mücevherdir. Soylular, kalplerini bir mücevher gibi taşıyan ve kalpleriyle düşünen insanlardır. Bu ülkenin en soylu insanları, diğerlerinin acısını en çok içinde hissedenlerdir.”

Kemal Sayar, Yavaşla

Yazımızda bulunan alıntıların telif hakkı Timaş Yayınları’na aittir.